Doktorlar Forumu

Konuyu Oyla:
  • Derecelendirme: 0/5 - 0 oy
  • 1
  • 2
  • 3
  • 4
  • 5
Dahiliye Dersine Nasıl Çalışılır ?
#1
DAHİLİYE

Dahiliye Can’dır…

Tıbbın can damarı; Dahiliye. Fort pratisyenlik değil; hayatın atar damarıdır. 

Eğer hedefiniz yüksek ise mutlaka sınavda iyi bir dahiliye neti çıkarmalısınız. Şunu çok net ifade edebilirim ki dahiliye ve pediatrisi kötü geçen bir hekimin yüksek puanlı bölümlerden birine yerleşmesi neredeyse imkansızdır. Elbette herkes için dahiliye şarttır. Acil isteyen olsun, derma isteyen olsun herkes iyi bir dahiliye netine muhtaçtır. Harrison, cecil, goldman gibi cilt cilt binlerce sayfadan süzülerek önümüze gelen dershanelerin dahiliye notları bize çok büyük kolaylık sağlıyor. Örneğin bir harrisona bakarsınız mikrobiyolojiyi aratmayacak kadar ayrıntılı ve geniş enfeksiyon hastalıkları kısmı, nelsonda metabolik hastalıklar kısmına taş çıkartacak kadar detay bir metabolizma bölümü, ilk yıl nöroloji asistanına yetecek kadar nöroloji anlatımı mevcut. Bunlar tabi tus sistemi içinde dahiliye kapsamında anlatılmaz. O yüzden yazıya başlamadan önce koca koca kitapları irdeleyerek önümüze tus için hazır hale getiren tüm hocalara teşekkür etmek isterim. 

Tüm dahiliye konuları başlık başlık çalışılmalıdır. Çünkü her biri kendi içinde apayrı konu gibidir. Bütüncül bakış açısı sağlamadan önce alt başlıklar iyice kavranmalı, özümsenmelidir. Hızlı çalışılacak bir ders değildir dahiliye. Hadi bitsin bir an önce denilecek ders değildir dahiliye. Sakinliğin ve sabrın sınandığı bir duraktır burası. Burası anlamaya, yorumlamaya ve kliniğe yönelik bakış açısı elde etmeye en müsait alandır. 

Şimdi konu konu ele alalım dahiliye anlatımını. Başlıyoruzzzz…

HEMATOLOJİ: 

Hematoloji anlaşılması kolay ve buradan gelen sorular genelde kolay yapılan sorulardır. Anemiler ve lösemi-lendomalar en önemli ve en çok sorunun geldiği yerlerdir. Konu başlıkları ve yaklaşımlar hakkında konuşursak; 

Anemiler: Konuya başlamadan önce demelisin ki anemiler demir, folat, B12 eksikliği gibi hipoproliferatif anemiler, kronik hastalık anemisi, sideroblastik anemi ve hemolitik anemiler diye ayrılır. Bunu demek zorundasın çalışırken. Alt başlıklar kafanda oturursa genel yorumları ezberlemek zorunda kalmazsın. Herediter sferositoz öğrenirken aslında onun bir hemolitik anemi olduğunu hatırlayarak ve bunun farkındalığında olarak öğrenmelisin. Orak hücre anemisi çalıştığında şu an hemolitik anemi alt başlığındayım dersen, bu bilinç ile çalışırsan sorularda çok rahat edersin. Klinik yaklaşımın çok doru bir şekilde ilerlemiş olur. 

Lökosit ve Lenfosit Hastalıkları: Konunun en önemli noktası lösemi ve lenfomalardır. Lösemi ve lenfomalar için prognoz kriterlerini bilmen gerekiyor dostum. Ayrıca lösemileri ve lenfomaları birbirinden ayırt etmek için bol soru çözümüne ihtiyacın var. Sadece metinden teorik bilgiler ayrımlarını yapman konusunda yetersiz kalabilir. Örneğin bir soruda sen KLL düşündün ama cevap ALL geldi hemen dur orda. Böylesi durumda yanlış yaptığına sevin. Çünkü lösemi ve lenfoma ayrımlarını en iyi yanlış yaptığın sorulardan öğrenirsin. 

Myeloproliferatif Hastalıklar: “Hangisi myeloproliferatif hastalıktır?” sorusuna çok net cevap verebilecek şekilde bu grupta hangi hastalıkların olduğunu öğrenmek ilk yaklaşım olmalıdır. Bu bölümdeki hastalıkların kendilerine ait 3-5 cümlesi tüm soruları çözmeye yeterlidir.

Plazma Hüre Diskrazileri: Burdaki en önemli hastalığın multiple myelom olduğunu ancak en sık görülenin selim monoklonal gamapati olduğu bilgisine benden al koy cebine. Kolay bir bölümdür. En fazla üzerinde durman gereken konusu myelomdur. Her detayını bil. Çünkü bu konu kongrelerde de saatlerce konuşulur ve çok hoca sadece myelomla ilgilenmekte. Hal böyleyken de her sınav için mutlak soru adayıdır. 

Kanama Diyatezleri: Konunun giriş bölümü fizyoloji desteklidir. Hüs’te kanama zamanının, pt ve ptt’nin uzadığı bilgisi ezberlenecek bilgiler değildir. İşin fizyolojik alt yapısını yani intrensek yolu, ekstrensek yolu, primer ve Sekonder Hemostaz kavramlarını iyi öğrenmeden kanama ile ilişkili hastalıkları anlamanız mümkün değildir. O nedenle fizyoloji tabanlı gide Hemostaz bölümünü okumadan önce fizyolojik yolaklara iyice hakim olunulmalıdır.

ONKOLOJİ:

En kolay çalışılabilen dahiliye alt başlığıdır. Konunun antineoplastik ilaçlar kısmı tamamen farmaya bırakılsa yeridir. Aynı ilaçlar daha kapsamlı haliyle orda da geçer. Burda onkolojik aciller özellikle de febril nötropeninin tanımı, tedavi yaklaşımı basamak basamak bilinmelidir.

NEFROLOJİ: 

Renal fizyoloji: Fizyoloji bilgisinin kliniği anlamada en fazla yardımcı olduğu yerlerden biri nefrolojidir. Özellikle tübül hastalıklarının anlaşılması ve kliniğinin öğrenilmesi için tübül fizyolojisine iyi hakim olunmalıdır. Anlatıcılar da bunun önemi farketmiş olmalı ki tus kitaplarında fazlaca fizyoloji bilgisi yer alır nefroloji girişinde. 

Sıvı ve Elektrolit Dengesi: Elektrolit eksikliklerinde ve fazlalıklarında en temel semptomları bilmek yeterlidir. Özellikle Na fazlalığı ve azlığı en önemli elektrolit bozukluğudur. Ardından önem sırasını Ca alır. Bu 2’sine önem verilmelidir. Asit ve baz bozukları bölümü fizyoloji, dahiliye, genel cerrahi, pediatri gibi 4 branşta geçer. Her ders ve her hoca bu konuyu kendince yaklaşımıyla anlatır. O yüzden bu konuda her yerden bakmak yerine bunu tek yerden çalışmak daha mantıklıdır. Yoksa karıştırılmaya müsait hale geliyor. 

Akut / Kronik Böbrek Yetmezliği: Her iki konuda da etyolojiyi bilmek en temel yaklaşımdır. Akut ve kronik dönem bulguları, tedavi rejimleri, ayrım kriterleri iyi irdelenmeli. Diyalizin olumlu ve olumsuz sonuçları özellikle de kime diyaliz yapılması gerektiği gayet net bilinmelidir. Sepsisin hem Renal hem de prerenal yetmezlik yapabildiğini şimdiden yazın bir köşeye. 

Glomerulonefritler: Bu kısım patoloji ile son derce uyumlu giden bir kısımdır. Nefrotik sendrom hastalıkları ve nefritik sendrom hastalıkları iyi ayırt edilmeli. C3’ü düşüren nefritleri bilmeyene artık su bile vermiyorlar benden söylemesi. 

KARDİYOLOJİ: 

Anlaşılması diğer dahiliye konularına göre nispeten daha zor fazla emek isteyen bir konu. En fazla soru çözümünü hak eden dahiliye konusu kardiyolojidir desek yeridir. Üfürmler kısmı her tusa soru çıkartır. Üfürümleri bilmeden kardiyo çalıştım deme sakın. Kalp yetmezliği bölümünde sınıflamayı bilmek tedavi rejimini anlamada fayda sağlar. Hipertansiyon bölümünün en önemli başlığı tanı kriterleri ve hangi hasta grubu için hangi ilacın seçileceği bölümüdür. İskemik hastalıklar kısmında stabil, unstabil, varyant anginanın ayrımını yapabilmek için karşılaştırarak bakın. Unstabil anginanın bir akut koroner sendrom olduğunu aklınızdan çıkarmayın. Bu yüzden diyorum hep başlıkları iyi bilerek çalışın diye. Çünkü sizin soruda unstabil angına düşündüğünüz vakanın şıklarında unstabil angına yazmaz da akut koroner sendrom yazabilir dikkat edin buna. MI için en önemli ve en çok soru çıkartan bölüm MI’ın komplikasyonlarıdır. Ayrıca trombolitik tedavi endikasyonları ve kontendikasyonları son zamanların güncel konularındandır. Kapak hastalıkları kısmında soruları doğru çözmenin yolu genelde soruda verilen üfürümü doğru yorumlamaktan geçer. Kapak hastalıklarının ameliyat endikasyonları küçük stajlarda KVC bölümü için soru teşkil eder. O yüzden dahiliye çalışıyor olmanıza rağmen cerrahi endikasyonlara önem vermek doğru bir yaklaşımdır. Enfektif Endokardit klinkte ciddi bir sorundur. O yüzden bir klinikçi asla enfektif Endokardit sormaktan usanmaz. Görülen semptomlardan hangisinin immünolojik kökenli olduklarını bilmek gerekir. Ayrıca güncel tanı kriterleri önemli bir noktadır. Aritmilerde bölümünde konuyu bir kardiyolog gibi ele almak yerine ilgili aritminin tipik EKG özelliğini 2-3 cümleyle bilmek tus anlamında yeterli bir yaklaşımdır. 

GÖĞÜS HASTALIKLARI: 

Pediatri ve patolojide epey üzerinde durulan astım, Bronşektazi gibi konular burda da karşımıza çıkmakta. Son zamanlarda göğüs hastalıklarında SFT ve yorumları sık sorgulanır oldu. Özellikle akım volüm eğrileri eskiden oldukça detaydı ve hiç anlatılmazdı ancak önce yandal sonrasında tusta soru gelmesiyle artık öğrenilmesi gereken yerler arasında. Obstruktif ve Restriktif hastalıklar sınıflandırılarak çalışılmalı. Hangi hastalığın hangi grupta olduğu iyi bilinmeli. Bak yine başlıkları iyi bilmenin temeline dayanıyor olay. Obstrüktif grupta olan amfizem ve kronik bronşiti karşılaştırarak öğrenmek akılda kalıcılığı artırır. Astım için tedavi rejimi, Bronşektazi için etyolojiyi bilmenizi öneririm. Restriktif grupta ARDS son birkaç yılın popüler konusudur. Genel cerrahide bu konuya yer verir. Tanı kriterleri bilinmeli ve bilhassa ARDS akut akciğer hasarı anlamına gelen ALI’den ayrılmalıdır. Bu ayrım net öğrenilmedir. Tromboemboli için tanı kısmı çok önemlidir. Özellikle de yüksek risk grubundaki hastalara ilk yapılacak işlemin toraks BT anjiografi olduğunu unutmayın ve şimdiden bir köşeye yazın. Plevral hastalıklar bölümünde eksuda ve transuda ayrımına iyi hakim olun. O bölümdeki sayılar önemlidir. Verilen değeri yorumlamak için sınır değerler iyi bilinmelidir. 

ENDOKRİNOLOJİ: 

Endokrinoloji bulmaca gibidir. Hormonun artışı ya da azalışına göre verdiği semptoma göre olayı anlamaya çalışırsın. Endokrinolojiyi hipofiz, tiroid, paratiroid, diabet, adrenal bez ve hiperlipididemiler şeklinde başlıklara bölerek çalışmak öğrenmeyi olaylaştırır. Hipofiz başlığında hipofizer hormonların endokrinolojik değerlendirilmesi başlığı çok önemlidir. Yani büyüme hormonu değerlendirmesinde hangi durumda glukoz yükleme testi hanti durumda insülin hipoglisemi testi yapılmalı mantığı iyi kavranmalıdır. Cushing hastalığı için semptomalar hemen herkesin bildiği şeylerdir. Ancak cushing’de hangi testlerin tarama testi hangi testlerin tanı testi ve bu testlerin uygulamasında sonuçların ne anlama geldiği çok iyi öğrenilmelidir. Çünkü klinik vakalarda cushingin yerini ve yerine göre tedavi rejimini belirlemek için bu testlerden çokça faydalanılır. Tiroid konusunda genelde patoloji temelli bilgiler yer alır. Burada nodüle yaklaşım konusu çok iyi öğrenilmelidir. Çünkü hem genel cerrahide hem de dahiliye de sık sorgulanan bir konudur. Osteomalazi, osteoporoz ve paget karşılaştırılarak öğrenilmelidir. Çünkü ilgili sorular bunların birbirinden farkları üzerinden sorulur. Örneğin soruda ALP düzeyinin normal olması osteoporoza yönlendirecek bir bulgudur. Çok yüksek kalsiyum düzeyi ise paget açısından değerlendrilmeyi gerektirir. Diabet için öğrenilecek en önemli nokta akut ve kronik komplikasyonlarının bilinmesi ve akut komplikasyonlarının birbirinden klinik olarak ayrılmasıdır. Çünkü bir diabetle alakalı akut komplikasyon sorusunda şıklarda hem laktik asidoz, hem de diabetik ketoasidoz olacaktır. O açıdan farkları ve soruyu doğru işaretletecek bilgiler iyi anlaşılmış olmalıdır. Hiperlipidemiler konusunda sınava yönelik en önemli okta hastalıkların birbirinden ayrımıdır. Yani bir soruda neden tip 3 hiperlipidemi işaretlediğiniz bilgisi net oturmalıdır. Hiperlipidemi kısmı biyokimya lipit metabolizması tarafından da anlatılır. 

ROMATOLOJİ: 

Romatoloji sorularını çözmekte neredeyse hiç zorlanmaz tusiyer. Net yerlerden gelir sorular. Konusun gerek vaskülitle başlığı gerekse seropozitif/seronegatif hastalıklar başlığı patoloji tarafından da detaylıca ele alınır. Anlaşılması kolay bir konudur. Ancak ilk çalışmada hangisi lupustaydı ya da hangisi sjögrendeydi şeklinde karıştırılabilir bu normaldir. Ancak birkaç tekrar sonrası emin olun asla karıştırmayacaksınız bu hastalıkları. 

GASTROİNTESTİNAL SİSTEM: 

Tusun en fazla soru çıkartan bölümü Gastrointestinal hastalıklardır. Hem patolojide hem dahiliyede hem pediatride hem de genel cerrahide bolca GİS sorularına rastlamak gayet mümkün. Bu konuyu da hematoloji gibi detaylı şekilde başlık başlık çalışmakta fayda var. 

Özefagus Hastalıkları: disfajinin orofaringeal ve nörolojik nedenleri iyi ayırt edilmelidir. Akalazya birçok branşa direkt soru gönderir. Patofizyolojiyi anlamak kolaydır ancak burada tedavi rejimine de dikkat çekmek yerinde bir yaklaşımdır. 

Mide Hastalıkları: H.pylori tanı testlerinden hangisinin invaziv hangisinin non-invaziv olduğu çok sık sorulur. Ayrıca H.pylori eradikasyonu da öğrenilmelidir. Peptik ülser komplikasyonları iyi ayrıt edilmelidir. 

İntestinal Hastalıklar: bu bölümün en önemli hastalığı chron ve ülseratif kolittir. Bu iki hastalığı öğrenmede en iyi yol karşılaştırarak öğrenmektir. Çünkü sorular bu iki hastalığı birbirinden ayırma temeline dayanır. Onun dışında diğer hastalıklar genel cerrahidede detaylı anlatılır. Burada birde ek olarak irritable bağırsak sendromunu öğrenmek gerekir. 

Gastrointestinal Sistem Kanamaları: en önemli nokta akut kanamaya yaklaşımdır. Yani ne zaman NG takılır ne zaman kolonoskopi yapılır ne zaman sintigrafi ne zaman anjiografi yapılır bunların sınırlarının netleşmesi en önemli noktalardır. Ayrıca kanama için yüksek risk gurubu hastalar kimlerdir bu da sorgulanabilecek noktadır.

Pankreas / Safra Kesesi Hastalıkları: akut/kronik Pankreatit ve akut/kronik kolesistit hastalıklarında etyoloji çok önemlidir. Hele de özellikle akut pankreatit GİS içinde en güzel soru sorulabilecek yerlerdendir. Kolay anlaşılan ve genelde rahat yapılabilen sorular gelir. Genel cerrahide daha detaylıca anlatılır. Ayrıca pankreas endokrin tümörler alti çizilmesi gereken bir yerdir. Örneğin burda somatostatinoma ve glukagonoma sık karıştırılır. Çalışırken dikkat ediniz. 

Karaciğer Hastalıkları: akut hepatitler bölümünde akut ve kronik durumları öğrenmek hem sına için hemde meslek hayatı için çok değerlidir. Yani jer hekimin akut ve kronik B hepatitini yanlışsız ayırabilmesi gerekir. sınav içinde bu önem arz eder. Patofizyolojiyi fazlaca içermesi nedeniyle bir dahiliyecinin karaciğer hastalıklarında sorması beklenen noktalardan biri de yağlı karaciğer hastalığı ve bunun sonuçlarıdır. Bu bölümün en bol soru kaynağı sirozdur. Sirozun komplikasyonlarını iyi özümsemek gerekir. özellikle ciddi bir komplikasyon olan Özefagus varis kanmasına yaklaşım iyi öğrenilmelidir. 

Dahiliyede net artışları biyokimya, anatomi, fizyoloji gibi direkt teorik bilgi hakimiyetiyle paralel gitmez. Sabır ister, bol soru, bol tekrar ister. Konuya iyi hakimiyet ister. Örneğin siz çalışırken teorik olarak dirençli hipervoleminin dializ endikasyonu olduğu öğreneceksiniz ama siz soru çözerken soruda hastada dirençli hipervolemi var demeyecektir. Onun yerine akciğerde dinlemekle ince krepitan raller var diyecek. Siz buradan anlayacaksınız ki bunun dirençli hipervolemi demek olduğunu. Bu ve benzeri yaklaşımlar zamanla olacak şeylerdir. Birden bire bu hakimiyeti beklemeyin. Ancak gerekli ve yeterli emeği verdikten sonra gözünüz korkmasın dahiliyeden. DAHİLİYE CAN’DIR.
Ara
Cevapla


Konu ile Alakalı Benzer Konular
Konular Yazar Yorumlar Okunma Son Yorum
  TUSu-STSyi nasıl kazanamadım (Bir başarısızlık öyküsü) Doktorumtrak 0 558 04.02.2018, 05:10
Son Yorum: Doktorumtrak
  Biyokimya Uzmanının Rutin Bir Günü Nasıl Geçer ? 65plus 1 620 17.01.2018, 04:02
Son Yorum: 65plus
  TUSta 3 ayda 32 puandan 60 puana nasıl yükseldim? tusgamer 0 767 26.12.2017, 17:38
Son Yorum: tusgamer

Hızlı Menü:


Konuyu Okuyanlar: 1 Ziyaretçi